Saç Dökülmesi Neden Olur?
Rehber 11 dk okuma 29.07.2026

Saç Dökülmesi Neden Olur?

OE OSSIGENO EditorCihaz & Cilt Bakımı

Saç dökülmesi, dünya genelinde milyonlarca kişiyi hem fiziksel hem de psikolojik olarak etkileyen, çoğunlukla tek bir nedene değil birden fazla faktörün bir araya gelmesine bağlı gelişen bir durumdur. Bu yazıda saç dökülmesinin altında yatan mekanizmaları, bilimsel verilerle desteklenmiş nedenleri, ne zaman doktora gidilmesi gerektiğini ve evde uygulanabilecek etkili yöntemleri detaylı biçimde ele alıyoruz.

Saç Dökülmesi Nedir? Saç Döngüsünü Anlamak

Saçlarımız sürekli aynı hızda uzayan sabit bir yapı değildir; her bir saç teli kendi başına işleyen bir döngü içindedir. Bu döngüyü anlamak, hangi saç dökülmesinin normal, hangisinin uyarı işareti olduğunu ayırt etmek için kritik önem taşır.

Anagen, Katagen, Telogen: Saçın Üç Evresi

  • Anagen (büyüme evresi): Saç kökünün aktif olarak saç ürettiği evredir ve 2-7 yıl sürebilir. Saç derisindeki tellerin yaklaşık %85-90'ı bu evrededir.
  • Katagen (geçiş evresi): Saç kökü küçülmeye başlar ve büyüme durur. Bu kısa evre yalnızca 2-3 hafta sürer, tellerin yaklaşık %1-2'si bu aşamadadır.
  • Telogen (dinlenme/dökülme evresi): Saç kökü tamamen dinlenmeye geçer ve yaklaşık 2-4 ay sonra tel doğal olarak dökülür, yerine yeni bir anagen tel çıkar. Tellerin %10-15'i bu evrededir.

Bu döngü sayesinde sağlıklı bir saç derisinde günde ortalama 50-100 tel dökülmesi tamamen normaldir; bu, saçın kendini yenileme sürecinin doğal bir parçasıdır. Sorun, bu sayının belirgin şekilde artması ya da yeni tellerin eskilerinin yerini yeterince dolduramamasıdır. Saç bakım rutininizi bu döngüye göre planlamak — örneğin agresif kimyasal işlemleri anagen evreyi destekleyecek aralıklarla sınırlamak — saç sağlığını korumada belirleyici bir fark yaratır.

Saç Dökülmesi Türleri

Saç dökülmesi tek bir hastalık değil, farklı mekanizmalarla ortaya çıkan bir grup durumdur. Doğru yaklaşımı belirlemek için hangi türle karşı karşıya olduğunuzu bilmek gerekir.

  • Androgenetik alopesi: Genetik yatkınlık ve hormonlara bağlı, kalıcı ve ilerleyici saç incelmesi. Erkeklerde alından ve tepeden, kadınlarda genellikle tepe bölgesinde yaygın incelme şeklinde görülür.
  • Telogen effluvium: Stres, hastalık, ameliyat, doğum veya ani kilo kaybı gibi bir tetikleyiciden 2-3 ay sonra ortaya çıkan, genellikle geçici ve yaygın dökülme.
  • Alopesi areata: Bağışıklık sisteminin saç köklerine saldırdığı, yuvarlak/oval bölgesel dökülmelerle kendini gösteren otoimmün bir durum.
  • Traksiyon alopesisi: Sıkı at kuyruğu, örgü gibi saçı sürekli geren stillerin neden olduğu mekanik dökülme.
  • Sikatrisyel (skarlı) alopesi: Saç köklerinin yara dokusuyla kalıcı olarak hasar gördüğü, nadir ama geri dönüşü zor bir tür.

Saç Dökülmesi Neden Olur? Bilimsel Nedenler

Genetik Yatkınlık: Androgenetik Alopesi

Saç dökülmesinin en yaygın ve en iyi araştırılmış nedeni genetik yatkınlıktır. Androgenetik alopesi olarak adlandırılan bu durum hem erkeklerde hem kadınlarda görülür ve yaşla birlikte görülme sıklığı belirgin şekilde artar. NIH/NCBI kaynaklı bir derlemeye göre erkeklerde 50 yaşına gelindiğinde yaklaşık yarısı, 70 yaşına gelindiğinde ise büyük çoğunluğu bu durumdan etkilenmiş olur; genel popülasyonda kadın ve erkeklerin toplamda yaklaşık yarısı yaşamları boyunca bir noktada androgenetik alopesi yaşar. Bu tür saç dökülmesi, saç köklerinin androjen hormonlarına (özellikle DHT) karşı genetik olarak daha duyarlı olmasından kaynaklanır; kökler zamanla küçülür (minyatürleşir) ve ürettiği teller giderek incelir, sonunda üretim tamamen durabilir.

Hormonal Değişimler

Hormonlar saç döngüsünü doğrudan etkiler. Gebelik sırasında yükselen östrojen daha fazla telin anagen evrede kalmasını sağlarken, doğum sonrası hormon düzeylerinin ani düşüşü çok sayıda telin aynı anda telogen evreye geçmesine ve birkaç ay sonra yoğun dökülmeye yol açar. Menopoz döneminde östrojen azalıp androjen etkisi göreceli olarak öne çıktığında kadınlarda incelme hızlanabilir. Tiroid bezinin az ya da çok çalışması (hipotiroidi/hipertiroidi), polikistik over sendromu (PCOS) ve diğer hormonal dengesizlikler de saç köklerini doğrudan etkileyen, sıklıkla göz ardı edilen nedenler arasındadır.

Sistemik Hastalıklarla Bağlantı: Tiroid, Anemi, Lupus, PCOS

Saç dökülmesi çoğu zaman izole bir cilt/saç sorunu değil, vücuttaki daha geniş bir sağlık probleminin ilk görünür belirtisidir. Tiroid bozuklukları metabolizmayı ve dolayısıyla saç köklerinin enerji ihtiyacını doğrudan etkiler; hem hipotiroidi hem hipertiroidi yaygın, kalıcı olmayan dökülmeye neden olabilir. Demir eksikliği anemisi, özellikle adet gören kadınlarda saç köklerine yeterli oksijen ve besin taşınmasını engelleyerek dökülmeyi tetikler. Lupus gibi otoimmün hastalıklar saç derisinde iltihaplanmaya yol açarak bazen kalıcı, bazen geçici dökülmeye neden olabilir. PCOS (polikistik over sendromu) ise yüksek androjen düzeyleri nedeniyle kadınlarda erkek tipi saç dökülmesi paternine benzer bir incelmeye yol açabilir. Saç dökülmeniz açıklanamayan yorgunluk, adet düzensizliği, cilt değişiklikleri veya kilo dalgalanmalarıyla birlikte görülüyorsa, bu altta yatan sistemik bir nedenin işareti olabilir ve kan tahlilleriyle desteklenen bir tıbbi değerlendirme gerektirir.

Yetersiz Beslenme ve Vitamin Eksikliği

Saç kökleri vücuttaki en hızlı bölünen hücrelerden birine sahiptir ve bu nedenle beslenme eksikliklerine oldukça duyarlıdır. Demir, çinko, D vitamini, B12 ve yetersiz protein alımı saç yapımını doğrudan olumsuz etkiler. Sıkı diyetler, ani kilo kayıpları ve dengesiz beslenme düzenleri saç dökülmesini hem tetikleyebilir hem de mevcut dökülmeyi şiddetlendirebilir.

Stres ve Psikolojik Faktörler: Telogen Effluvium

Yoğun stres, ameliyat, ciddi hastalık, doğum ya da ani kilo kaybı gibi bedeni zorlayan olaylar, saç köklerinin büyük bir kısmını erken şekilde telogen (dinlenme) evresine iter. Cleveland Clinic verilerine göre bu duruma telogen effluvium denir ve tetikleyici olaydan yaklaşık 2-3 ay sonra ortaya çıkar. Normalde günde yaklaşık 100 tele kadar olan saç kaybı, telogen effluvium sırasında günde 300 tele kadar çıkabilir. İyi haber şudur: akut vakaların yaklaşık %95'i herhangi bir tedavi olmadan 6 ay içinde kendiliğinden düzelir, çünkü kökler hasar görmez, yalnızca geçici olarak senkronize şekilde dinlenme evresine geçer. Saç fırçanızda veya duş gideri süzgecinde günlük olağan miktarın belirgin şekilde üzerinde tel görüyorsanız ve yakın zamanda stresli bir dönem, hastalık ya da doğum yaşadıysanız, bu büyük olasılıkla telogen effluviumdur ve kendiliğinden düzelme ihtimali yüksektir.

Ne Zaman Normal, Ne Zaman Endişe Verici?

Günde 50-100 tel dökülme: Normal saç döngüsünün parçası, endişeye gerek yok.

Günde 150-300 tel, 2-3 ay süren yoğun dökülme: Muhtemelen telogen effluvium; genellikle 6 ay içinde kendiliğinden düzelir.

Belirli bölgelerde ilerleyici incelme, aylar/yıllar içinde artan seyir: Androgenetik alopesi olasılığı yüksek, dermatolog değerlendirmesi önerilir.

Yuvarlak, keskin sınırlı bölgesel dökülme: Alopesi areata olabilir, vakit kaybetmeden doktora başvurun.

Saça Uygulanan Kimyasallar ve Isı

Sık boyama, düzleştirme, kalıcı, perma gibi kimyasal işlemler ve yüksek ısıyla yapılan fön/maşa uygulamaları saç gövdesini kırılganlaştırır, saç köklerini zayıflatır ve saç derisinde tahrişe yol açabilir. Bu faktörler tek başına kalıcı dökülmeye neden olmasa da mevcut bir eğilimi hızlandırabilir ve saçın genel kalitesini düşürür.

Yaşa Göre Saç Dökülmesi: Genç Yaşta Başlayan mı, Menopoz Sonrası mı?

Saç dökülmesinin nedeni ve yaklaşım biçimi yaşa göre belirgin şekilde farklılaşır. 20'li-30'lu yaşlarda başlayan dökülme genellikle ya erken androgenetik alopesi ya da stres/beslenme kaynaklı telogen effluviumdur; bu yaş grubunda erken tanı, tedaviye yanıtı büyük ölçüde artırır çünkü saç kökleri henüz tam minyatürleşmemiştir. Orta yaşta (30-45) hormonal dalgalanmalar, doğum sonrası dönem ve kronik stres öne çıkar. Menopoz sonrası dönemde ise östrojen düşüşüyle birlikte androjen etkisi göreceli olarak artar ve kadın tipi saç dökülmesi hızlanabilir; bu dönemde tiroid fonksiyonlarının da düzenli kontrol edilmesi önerilir. Genç yaşta başlayan dökülmede genetik test ve erken müdahale, ileri yaşta başlayan dökülmede ise hormonal ve sistemik taramalar ön planda tutulmalıdır.

Saç Dökülmesine Ne İyi Gelir? Öz Değerlendirme Kontrol Listesi

Doğru çözüme yönelmeden önce hangi aşamada olduğunuzu anlamak önemlidir. Aşağıdaki soruları kendinize sorun:

  1. Dökülme yeni mi (son 3 ay), yoksa aylar/yıllardır yavaşça mı artıyor?
  2. Dökülme belirli bir bölgede mi yoğunlaşıyor (tepe, alın çizgisi) yoksa saç derisinin geneline mi yayılmış durumda?
  3. Yakın zamanda stresli bir dönem, hastalık, doğum, ameliyat veya sıkı diyet yaşadınız mı?
  4. Ailenizde erken saç dökülmesi öyküsü var mı?
  5. Yorgunluk, adet düzensizliği, kilo değişimi gibi başka belirtiler eşlik ediyor mu?
  6. Amacınız mevcut dökülmeyi durdurmak mı, yoksa incelmiş bölgeleri yeniden sıklaştırmak mı?

Bu son ayrım kritik önem taşır: dökülmeyi durdurmak genellikle nedene yönelik müdahaleyle (stresin azaltılması, eksikliklerin giderilmesi, hormonal dengenin sağlanması) mümkünken, yeniden çıkarma/sıklaştırma saç köklerini uyaracak aktif tedaviler (minoksidil, PRP, ışık terapisi gibi) gerektirir. İki hedef birbirini dışlamaz, ancak beklentinizi doğru yönetmek için hangi aşamada olduğunuzu netleştirmeniz gerekir.

Saç Dökülmesini Azaltan Yöntemler: Doğaldan Teknolojiye

Doğal Yöntemler ve Yağlar

Hindistancevizi yağı, zeytinyağı-sarımsak karışımı, aloe vera, soğan suyu ve biberiye suyu gibi doğal uygulamalar saç derisini nemlendirebilir, masaj yoluyla kan dolaşımını destekleyebilir ve saç gövdesinin görünümünü iyileştirebilir. Ancak bu yöntemlerin bilimsel kanıt düzeyi sınırlıdır ve genellikle destekleyici bir rol oynar; ilerleyici androgenetik alopesi veya sistemik bir nedene bağlı dökülmede tek başına yeterli olmazlar.

Evde Klinik Seviye Bakım: Kırmızı Işık (LED) Terapisi

Doğal yöntemler ile klinikte uygulanan PRP, mezoterapi veya saç ekimi arasında, son yıllarda giderek daha fazla tercih edilen bir orta segment oluştu: düşük seviye lazer/LED ışık terapisi (Low-Level Light Therapy). Kırmızı ve yakın kızılötesi dalga boylarındaki ışık, saç köklerindeki hücrelerin enerji üretimini (mitokondriyal aktiviteyi) desteklediği düşünülen bir mekanizmayla çalışır ve saç köklerini anagen (büyüme) evresinde tutmaya yardımcı olabilir. Bu teknoloji artık klinik cihazlarla sınırlı değil; evde düzenli kullanılabilen kompakt cihazlarla da uygulanabiliyor. Ossigeno'nun kırmızı ışık teknolojisini cilt bakımında kullandığı FlexGlow FLEX830 gibi 633+830nm dalga boylu ürünleri, bu prensibin vücudun farklı bölgelerinde nasıl uygulanabildiğine iyi bir örnektir; saç derisine özel kullanım için ise dermatoloji onaylı, saça özel tasarlanmış LED lazer bantları tercih edilmelidir. Bu yöntemin en büyük avantajı invaziv olmaması, yan etkisinin düşük olması ve düzenli kullanıldığında eve entegre edilebilir olmasıdır; dezavantajı ise sonuçların birkaç ay süren düzenli kullanım gerektirmesidir.

Saç Dökülmesini Azaltan Tıbbi Yöntemler

Minoksidil ve Finasterid Kullanımı

Minoksidil (topikal) saç köklerine kan akışını artırarak anagen evreyi uzatır ve hem kadın hem erkeklerde reçetesiz kullanılabilir. Finasterid ise yalnızca erkeklerde kullanılan, DHT üretimini azaltan bir reçeteli ilaçtır. İkisi de sonuç almak için genellikle 3-6 aylık düzenli kullanım gerektirir ve kullanım kesildiğinde etkisi zamanla ortadan kalkar.

PRP, Mezoterapi ve Saç Ekimi

PRP (trombositten zengin plazma) tedavisi, kişinin kendi kanından elde edilen büyüme faktörlerinin saç derisine enjekte edilmesiyle kökleri uyarmayı hedefler. Saç mezoterapisi vitamin, mineral ve büyüme faktörlerinin doğrudan saç derisine verilmesidir. Her iki yöntem de düzenli seans gerektirir ve süreklilik olmadan etkisi zamanla azalır. Saç ekimi ise minyatürleşmiş veya kaybolmuş köklerin kalıcı olarak yenilenmesini sağlayan cerrahi bir çözümdür; genellikle dökülme belirli bir olgunluğa ulaştığında ve diğer yöntemler yetersiz kaldığında değerlendirilir.

Yöntem Uygulama Şekli Süreklilik Gereksinimi En Uygun Durum
Minoksidil Günlük topikal uygulama Sürekli, kesilince etkisi azalır Yaygın incelme, erken evre
Finasterid Günlük oral ilaç (yalnızca erkek) Sürekli kullanım gerekir Erkek tipi androgenetik alopesi
Kırmızı ışık (LED) terapisi Haftada birkaç kez, evde Düzenli, uzun vadeli Erken-orta evre incelme, destekleyici bakım
PRP / Mezoterapi Klinikte periyodik seans Periyodik tekrar gerekir Orta evre, köklerin hâlâ aktif olduğu durum
Saç ekimi Tek seferlik cerrahi işlem Kalıcı, tekrar gerekmez İleri evre, kalıcı kayıp

Tablo 1: Saç dökülmesi tedavi yöntemlerinin karşılaştırması

Saç Dökülmesinin Psikolojik Etkisiyle Başa Çıkmak

Saç dökülmesi yalnızca fiziksel bir değişim değildir; özgüven, sosyal etkileşim ve beden algısı üzerinde derin bir etki bırakabilir. Özellikle genç yaşta veya beklenmedik şekilde başlayan dökülme, kaygı ve stres düzeyini artırabilir — bu da ironik biçimde telogen effluviumu şiddetlendirerek bir kısır döngü yaratabilir. Bu döngüyü kırmanın ilk adımı, durumu isimlendirmek ve gerçekçi bir zaman çizelgesiyle yaklaşmaktır: telogen effluvium gibi geçici bir dökülme türünde iyileşmenin aylar sürebileceğini bilmek, günlük kaygıyı azaltır. Destek almak, gerektiğinde bir uzmanla (dermatolog veya psikolog) konuşmak ve dökülmeyi "felaket" olarak değil, çoğu zaman yönetilebilir bir sağlık durumu olarak çerçevelemek uzun vadede hem ruh sağlığı hem de tedaviye bağlılık açısından fark yaratır.

Saç Dökülmesi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Kısa Cevap

İlk başvuru noktası dermatolog (cilt hastalıkları uzmanı) olmalıdır.

Hormonal şüphe varsa dermatolog sizi endokrinologa yönlendirebilir.

Kadınlarda PCOS şüphesinde kadın hastalıkları uzmanı da sürece dahil olabilir.

Kan tahlili (demir, D vitamini, tiroid, ferritin) genellikle ilk değerlendirmenin parçasıdır.

3 aydan uzun süren, belirgin şekilde artan veya bölgesel/yuvarlak paternde ilerleyen bir dökülme fark ettiğinizde vakit kaybetmeden bir dermatoloğa başvurmanız önerilir. Erken tanı, özellikle androgenetik alopeside tedaviye yanıtı büyük ölçüde iyileştirir.

Saç Dökülmesi Nasıl Önlenir?

  • Dengeli, protein, demir, çinko ve D vitamini açısından zengin beslenin.
  • Sıkı diyetlerden ve ani kilo kayıplarından kaçının.
  • Saç derisini nazikçe temiz tutun, aşırı sıcak su ve agresif fırçalamadan kaçının.
  • Kimyasal işlemler ve yüksek ısı uygulamalarını sınırlandırın.
  • Stres yönetimi tekniklerini (uyku düzeni, egzersiz, gevşeme) günlük rutine dahil edin.
  • Ailede erken saç dökülmesi öyküsü varsa belirtiler başlar başlamaz erken dönemde dermatoloğa danışın.
  • Düzenli saç derisi masajı ve uygun bakım rutiniyle kan dolaşımını destekleyin.

Sıkça Sorulan Sorular

Günde kaç tel saç dökülmesi normaldir?

Sağlıklı bir saç döngüsünde günde 50-100 tel dökülmesi normal kabul edilir. Bu, saç köklerinin doğal yenilenme sürecinin bir parçasıdır ve endişe gerektirmez.

Telogen effluvium ne kadar sürede geçer?

Telogen effluvium genellikle tetikleyici olaydan (stres, doğum, hastalık) 2-3 ay sonra başlar ve akut vakaların yaklaşık %95'i tedavi olmadan 6 ay içinde kendiliğinden düzelir. Sebep devam ederse (kronik stres gibi) süreç uzayabilir.

Saç dökülmesi kalıtsal mıdır?

Evet, en yaygın saç dökülmesi türü olan androgenetik alopesi büyük ölçüde genetiktir. Ailede erken yaşta saç dökülmesi öyküsü, kişinin de benzer bir süreç yaşama olasılığını artırır.

Vitamin eksikliği saç dökülmesine neden olur mu?

Evet. Demir, D vitamini, çinko ve B12 eksiklikleri saç köklerinin normal işlevini bozarak dökülmeyi tetikleyebilir veya mevcut dökülmeyi şiddetlendirebilir. Kan tahlili ile eksiklik tespit edilip giderildiğinde saç kalitesi genellikle belirgin şekilde iyileşir.

Kadınlarda saç dökülmesi erkeklerden farklı mıdır?

Evet. Erkeklerde dökülme genellikle alından ve tepeden başlarken, kadınlarda çoğunlukla tepe bölgesinde yaygın bir incelme şeklinde görülür. Kadınlarda hormonal faktörler (gebelik, menopoz, PCOS) daha belirleyici rol oynar.

Evde kullanılan kırmızı ışık cihazları saç dökülmesine gerçekten yardımcı olur mu?

Düşük seviye kırmızı/yakın kızılötesi ışık terapisi, saç köklerini büyüme evresinde tutmaya yardımcı olabilecek destekleyici bir yöntem olarak değerlendirilir. En iyi sonuç için düzenli ve uzun süreli kullanım gerekir; ilerlemiş dökülmede tek başına yeterli olmayabilir ve dermatolog önerisiyle diğer yöntemlerle birlikte değerlendirilmelidir.

Saç dökülmesi için hangi doktora gidilmeli?

İlk adım bir dermatoloğa (cilt hastalıkları uzmanı) başvurmaktır. Hormonal veya sistemik bir neden şüphesi varsa dermatolog sizi endokrinolog veya ilgili başka bir uzmana yönlendirebilir.

Sonuç

Saç dökülmesi çoğu zaman tek bir nedene değil, genetik yatkınlık, hormonal değişim, stres, beslenme ve bazen altta yatan sistemik bir sağlık sorununun bir araya gelmesine bağlıdır. Doğru yaklaşım, önce dökülmenin türünü ve süresini doğru tanımaktan, ardından nedene yönelik bir çözüm planı oluşturmaktan geçer. Hafif ve geçici dökülmelerde doğal bakım ve evde uygulanabilen destekleyici teknolojiler yeterli olabilirken, ilerleyici veya bölgesel dökülmelerde dermatolog değerlendirmesi ve gerekirse tıbbi tedavi şarttır.


  1. Ho CH, Sood T, Zito PM. — "Androgenetic Alopecia", StatPearls Publishing (NIH/NCBI Bookshelf)

    Alınan bilgi: Androgenetik alopesi yaygınlık oranları (erkeklerde %50/70 yaş) ve genetik yatkınlık mekanizması için kullanıldı.

  2. Cleveland Clinic — "Telogen Effluvium: Symptoms, Causes, Treatment & Regrowth"

    Alınan bilgi: Telogen effluviumda günlük saç kaybı miktarları, başlangıç süresi ve iyileşme oranı için kullanıldı.

  3. American Academy of Dermatology Association (AAD) — "Hair Loss: Types, Causes and Treatment"

    Alınan bilgi: Saç dökülmesi türlerinin sınıflandırılması ve tedavi seçenekleri genel çerçevesi için referans olarak kullanıldı.

  4. Mayo Clinic — "Hair loss: Symptoms and causes"

    Alınan bilgi: Saç dökülmesi nedenleri ve doktora ne zaman başvurulması gerektiği konusunda genel tıbbi çerçeve için kullanıldı.


Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Saç dökülmeniz 3 aydan uzun sürüyor, hızla ilerliyor veya bölgesel/yuvarlak bir paternde ise lütfen bir dermatoloğa başvurun.

OE
OSSIGENO Editor
Cihaz & Cilt Bakımı

Ossigeno cihazlarının doğru kullanımı, cilt bakımı rutinleri ve teknoloji üzerine pratik, güvenilir içerikler hazırlıyoruz. Amacımız: evde profesyonel sonuçları herkes için basit ve sürdürülebilir kılmak.

İlgili cihazlar

Bu yazıyla ilgili ürünler

Tüm cihazlar
DANCER S200 — IPL Epilasyon Cihazı
Ossigeno

DANCER S200 — IPL Epilasyon Cihazı

Yüze özel hassas başlık + geniş vücut başlığı. Yüz ve vücut için 5 enerji kademesi.
15,900₺
Sepete Ekle
SkinLift Pro — LED Cilt Bakım Cihazı
Ossigeno

SkinLift Pro — LED Cilt Bakım Cihazı

Gözenek, leke, ince çizgiler ve cilt tonu için tek cihazda profesyonel bakım.
29,900₺
Sepete Ekle
HyperBeam X — LED Yüz Maskesi
Ossigeno

HyperBeam X — LED Yüz Maskesi

324 LED çipi ve 5 modla tüm yüze aynı anda klinik gücünde LED bakım.
24,900₺
Sepete Ekle
Ossigeno Blog

Benzer yazılar

Tüm yazılar

İlk alışverişinizde %10 indirim

Yeni cihazlardan, cilt bakımı & IPL/LED rehberlerinden ve özel kampanyalardan ilk siz haberdar olun. Bugün Ossigeno bültenine katılın, ilk siparişinizde %10 indirim* kazanın. *Hüküm ve koşullar geçerlidir.

  • İlk siparişinize özel %10 indirim
  • Yeni cihaz ve kampanyalardan ilk siz haberdar olun
  • İstediğiniz an çıkın, spam yok
İletişim kanalı: